OSMANLI'DA EĞLENCE-1

0 yorum


                           
         Osmanlı’da eğlence hayatı zaman ve mekân dâhilinde olmak üzere günümüzde de geçerliliğini sürdüren birçok unsurla birlikte şekillenmiş ve sürmüştür. Mutad eğlencelerin – bayramlar, düğünler vb.- haricinde, siyasi gündem ve beklentiler de eğlencelerin işlevsel sebeplerindendir. Toplumsal moral durumu, iktisadi sorunlar ve beklentiler, askeri sahadaki başarılar ya da yenilgiler eğlence hayatını doğrudan etkilerken, kimi zaman görkemli törenler ve karşılıklı ihsanlarla birlikte devlet ve toplum arasında güven duygusunun pekiştirilmesi sağlanmış; her kesimden halkın bir araya gelmesi ise çok kültürlü ve farklı dinlerin egemen olduğu Osmanlı’da toplumsal barışın tesis edilmesinde etkili olmuştur. Ayrıca şenliklerde düzenlenen muazzam esnaf alayları, dönemin teknolojisini şaşırtıcı bir görsel şölene dönüştüren gösteriler, büyük zaferlerin canlandırıldığı coşkun savaş oyunları, on binlerin doyurulduğu ziyafetler devletin ekonomik, askeri ve teknolojik gücünün de göstergesi olmuştur.
15. Yüzyıl sonlarına kadar çevre beyliklerden daha çok siyasi amaçlarla gerçekleştirilen kız alıp-vermeler sebebiyle yapılan düğün şenlikleri, Anadolu birliği sağlanıp beylikler ortadan kalkınca bazı istisnalar dışında son bulmuştur. Padişahlar haremden bir eş seçmeyi şenlik vesilesi olarak görmemiş olmalılar. Çoğu zaman evlilik törenleri, Osmanlı tarihinin en gösterişli şenlikleri olan şehzadelerin sünnet törenleri ile birleştirilmiştir.
Şenlik törenlerinin toplumsal yapı üzerindeki motive edici rolü, duraklama ve gerileme dönemlerinde yapılan şenliklerin zamanlama ve nitelikleri incelendiğinde daha da belirginleşir. Askeri yenilgilerin, kaybedilen toprakların, ekonomik sıkıntıların toplumda yarattığı gerginlik ya da karmaşaları bertaraf etme, devletin varlığını ve gücünü ortaya koyma amacıyla iktisadi sıkıntıların en fazla olduğu dönemlerde bile şenlikler düzenlenmiştir. Ayrıca, düğünlerde gelen hediyeler hatırı sayılır bir servet olacağı için padişahın kızlarını bizzat belirlediği damat adayına vermesi ve hazineyi rahatlatması da olağan bir durumdur.
16. Yüzyılın ikinci yarısında, İstanbul’un eğlence hayatına yeni bir mekân damgasını vuracaktır. İlk kahvehanenin açılmasıyla birlikte, tüm tartışmalar ve kimi zaman yasaklamalara rağmen engellenemeyen bir hızla yayılan bu mekânlar, her kesimden halkın gün boyunca bir araya geldiği farklı çekim merkezleri olmuşlardır. Kahvehanelere ilgi arttıkça, birbiriyle rekabet eden kahvehane sahipleri daha fazla müşteriyi çekebilmek gayesiyle meddahlar tutmuşlar, kıssahanlar davet etmişler, çalgıcılar, karagözcüler ve ya kuklacılar gibi dönemin türlü eğlence kültürü ürünlerinden faydalanarak Osmanlı’da eğlence hayatına renk katarak vazgeçilemez birer eğlence mekânına dönüşmüşlerdir.
Osmanlı toplumundan günümüze kalan keyifli bir eğlence alışkanlığı da mesire yerlerinde düzenlenen eğlenceler olmuştur. Özellikle Lale Devrinde Damat İbrahim Paşa’nın bu tip eğlence ve seyir yerlerinin tanziminde büyük etkileri olmuştur. Dönemin İstanbul halkı Haliç, Kağıthane, Göksu, Langa Bağları, Alibeyköyü gibi birçok mesire alanında gezer, eğlenir ve dinlenirdi.
Ramazan eğlenceleri, hanımların kırk çıkma adet ve eğlenceleri, sosyal bir hiciv ve taşlama geleneğinin uzantısı olarak gölge oyunu, kış gecelerinin keyfi helva sohbetleri, mesire alanlarından kahvehanelere, düğünlerden kibar konaklarına ortaoyunu asırlarca varlığını ve önemini korumakla birlikte günümüzde yaşanan kültürel erozyondan nasiplerine düşeni almışlar, arada bir yâd edilmekle bir abad edilmeyen kıymetler olarak kültür tarihimizin sayfalarında kalmışlardır.

Kaynaklar:
 ‘Evliya Çelebi Seyahatnamesi: İstanbul’ Haz: Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı (Yapı Kredi Yayınları-2003)
 ‘Osmanlı Kültürü ve Gündelik Yaşam’ Suraiya Faroqhi (Tarih Vakfı Yurt Yayınları-2008)
‘16-18. Yüzyıllarda Osmanlı İmparatorluğu’ Robert Mantran (İmge Kitabevi-1995)
‘Eski Zamanlarda İstanbul Hayatı’ Balıkhane Nazırı Ali Rıza Bey (Kitabevi-2001)
‘Osmanlı Kültüründe Bahçe ve Çiçek’ Nurhan Atasoy (Aygaz A.Ş.-2003)
 ‘Müslüman Osmanlı Toplumunda Arzu ve Aşk’ Dror Ze’evi ( Kitap Yayınevi-2008)
‘Eski İstanbul Manzaraları’ Ahmed Refik (Timaş Yayınları-1998)
‘Kahveler Kitabı’ Salah Birsel (Sel Yayıncılık-2002)
‘Kahve ve Kahvehaneler’ Ralph S. Hattox (Tarih Vakfı Yurt Yayınları-1998)
‘Şeriattan Kanuna Ebussuud ve Osmanlı’da İslami Hukuk’ Colin Imber (Tarih Vakfı Yurt Yayınları-2004)
‘İstanbul’ Edmondo De Amicis (Türk Tarih Kurumu Yayınları-1993)
‘Osmanlı Şenliklerinde Türk Sanatları’ Metin And ( Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları-1982)
‘Şehirlerin Ecesi İstanbul’ Miss Pardoe (Kitap Yayınevi-2004)
‘Eski İstanbul’da Hayat’ Dorina L. Neave (Tercüman-1978)
‘ Türkiye Günlüğü’ Stephan Gerlach (Kitap Yayınevi-2007)
‘Osmanlı Padişahları’ Reşad Ekrem Koçu (Doğan Kitap-2002)
‘Tarihimizde Garip Vakalar’ Reşad Ekrem Koçu (Doğan Kitap-2004)
‘Osmanlı Minyatür Sanatı’ Banu Mahir (Kabalcı Yayınevi-2005)
‘ Bizans Araba Yarışlarından Osmanlı Şenliklerine Atmeydanı’ Seza Sinanlar (Kitap Yayınaevi-2005)
 ‘Osmanlı Tarihi’ Joseph Von Hammer (MEB Yayınları-1997)


Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Loading...